Balık Avı Rehberi
Close

Not a member yet? Register now and get started.

lock and key

Sign in to your account.

Account Login

Forgot your password?

Balık Avı Rehberi

Balıkçılığın Altın Kuralları

Teknede veya karada avlanırken çevremizi kirletmemeli, çöpleri biriktirerek çöp kutularına atmalıyız.

Bulunduğumuz yerin ve deniz dibinin doğal yapısını bozacak hareketlerden kaçınmalıyız. Kaya üzerindeki bir yosunun veye mercan kayasının oluşması yıllar sürdüğü gibi, bunun doğanın bir gereksiniminden kaynaklandığını unutmayın. Bu dünya hepimizin.

Çevrenizde usulsuz ve zamansız balık avlayan var ise mutlaka ikaz edin, gerekirse ilgili yerlere bildirin.

Sırf balık yakalamış olmak için normal büyümesini tamamlamamış balıkları yakalamayınız, yakaladıysanız ona zarar vermeden suya salınız. Oltanıza devamlı yavru balık geliyorsa o av bölgesini terk edin.

Olta çantanızda veya teknenizde mutlaka bir yardım malzemesi bulundurun.

Teknenizle balık avlıyor iseniz fazla tıkırtı yapmayın, suyun sesi derinliklere kadar taşıdığını ve balıkların bunu hiç sevmediğini unutmayın.

İnce misina avcı misinadır. Önerilerimizi göz önünde bulundurarak ve kendi tecrübelerinizden de yararlanarak avlayacağınız balık çeşidinin kaldırabileceği en ince misinayı kullanın.

Genellikle her yapılan olta balıkçılığının neticesi zevkli,muhabbetli bit sofraya ulaştığından balık ve deniz mahsuleri pişirmek konusunda bilgi sahibi olun ki zevkli bir avcılık sonucunda zevkli bir ziyafet çekebilin.

Olta Takımları Hakkında Genel Bilgi

Uygun olta seçimi yapılmadığı zaman avda başarılı olma sansı hemen hemen hiç yoktur. Örneğin mercan oltasıyla kolyoz yakalamaya çalışmanın başarısız ve boşuna bir uğraş olacağı gibi. Öncelikle şuna dikkat etmeliyiz; iğnelerimiz keskin sivri uçlu mahmuzları sağlam ve paslanmamış olmalıdır. Kör ve paslı iğneleri kesinlikle kullanmamalıyız. Parlak ve keskin görünümlü iğnelere yem olmadığı zaman bile balığın sarıldığı ve yakalandığı görülmüştür. Misinanız mümkün olduğu kadar şeffaf, açık soluk mavi ya da açık soluk yeşil olmalıdır. Tatlı sularda ise tatlı su için özel yapılmış soluk sarı renkli misinalar kullanabiliriz. Matlaşmış bir misina görüntü verdiğinden balık rahatsız olur ve yeme gelmez. Misinanızı tekne içine toplandığınızda dolaşmaması için gamının (kıvrımlarının, bükümlerinin) düzeltilmesi gerekir.

İğneler

Olta takımımızın en hassas davranılması gereken parçalarından biridir. İyi yapılan bir iğne seçimi balık yakalama şansımızı arttırır. Balıklar, yiyeceklerini farklı yöntemle yerler. Bazıları yiyeceğini komple yuttuğu gibi bazıları kesip koparır, bazılar yemi ezer, bazıları da sarılıp kemirirler. Çipura gibi, midye kabuğunu bile kolaylılkla kırabilen balık avında ince yapılı iğne kullanmak çok risklidir. Tabilki bu seçim olmazsa olmaz değildir. Üçlü iğneler, genelde kaşıklarda, yapma yemlerde, bırakma oltalarda ve bazı sarkıtma oltalarda kullanılır.

Olta takımlarını yaparken, alışılagelmiş sistemlerin dışında, balığın davranışlarını gözleyerek veya araştırarak kendi sistemlerinizi de yaratabilir; değişik ama zararsız şekilleri bulabilirsiniz.

Takımlarınızı hazırlarken, balıkların sabit duran yemlerden ziyade, aksak hareketlerle oynayan, yaralı hayvan hissi veren veya akıntıyla savrulmuş gibi olan yemlere daha çok geldiğini untumayın.

Balıkların yaşam tarzlarını ve anatomik yapısını biliyorsak, olta takımlarını hazırlamak daha kolay, daha teknik ve zevkli olur. Çünkü, balık avcılığının özünde balıkları tanımak yatar. Böyle bir bilgiye sahip olursak balık avcılığında daha başarılı olduğumuz gibi, doğaya da saygılı oluruz.

Deniz Balıkları Avcılık Yöntemleri

Çipura Avcılığı: Oltacıların yakalamasında en çok hoşlandıkları balıktır. Bilhassa Ege’de çipura avlamak bir sanattır. Çipura avlamasını öğrenen balıkçı hassasiyeti ve sessizliği öğrenmiş demektir. 100 – 150 gr olanlarına lidaki denir. Akdenizdeki adı ise mendikdir. 250 gr büyüklüğünden sonra çipura adını alır ve 5-7 kg ağırlığına kadar büyürler. Balıklardan ziyade küçük deniz canlıları ile beslenirler. Karides, mamun, madya, yengeç yavrusu, midye, teke, sülünes ve ayrıca dilimlenmiş sardalya, hamsi yem olarak kullanılır.

Çipura çok dikkatli ve tedirgin bir balıktır. Yeme hemen saldırmaz, iyice kontrol edip emin olduktan sonra küçük darbeler vurur. Sanki oltaya çok küçük balık vuruyormuş zannederiz. Bu arada takımı hiç oynatmadan beklememiz gerekir. Darbeler sıklaşmaya ve hiç beklenmedik anda sert darbeler almaya başladığımız zaman artık balık oltadadır. Kısa sert bir tasma atılarak iğnenin balığın damağına oturması sağlanır ve boşluk vermeden sert darbelere karşı misina elde tatlı sıkı tutularak çekmeye başlanır.

Çok kuvvetli çene yapısına sahiptir. Midye ve diğer kabuklu deniz canlılarını rahatlıkla kırıp yer. Bunun için kullanılan iğnenin çelik dövme veya fazla büyük olmayan kalın yapısı olması gerekir.

Fazla derin sularda yaşamadıkları için teknede kesinlikle ses çıkarılmaması, hatta yakalanan balığın tekne içersindeki çırpınma seslerini bile kesmemiz gerekir. Avlanılan bölgede çipuranın varlığı kesin olarak biliniyorsa kullanılan yem yengeç yavrusu olarak seçilmelidir. Diğer balıklar bu yemi kolaylıkla yiyemeyeceği için meydan çipuraya kalacak ve yakalama şansınız daha da artacaktır. Sığ ve hafif akıntılı sularda zoka ile, derin sularda ise sarkıtma olta ile avlanır.

Karagöz Avcılığı: Karagöz, taşlık kayalık yerlerde, sualtı adacıklarının etrafında, burun çevrelerinde, akıntıların kesişme noktalarında bulunur. Sardalya, karides, kurt, sülünes, teke başlıca yemleridir. Yemi bir görüşte kapma gibi bir davranış sergilemez. Dikkatlice inceledikten sonra, ağız yapısının küçük olmasının da etkisiyle, kısa sert ve net vuruşlarla yemi didiklemeye başlar. İki üç vuruştan sonra aniden yemi kapar.Bunun için oltamızı her seferinde çekiştirmemeli, balığı ürkütücü hareketlerde bulunmamalıyız.

Karagöz hırçın bir balıktır. Yakalandığı zaman sert kafa vuruşları yapar.Orta sularda bu direnci biraz azalsada su yüzüne yaklaştıkca ve tekneyi görmeye başladığı zaman sert darbeler tekrar başlar. Takıma güveniliyorsa hiç beklemeden tek hamlede içeri alınır. Karagöz oltasının ana özelliği yemin aksak şekilde su içersinde savrulur olmasıdır.

Mercan Avcılığı: Her balıkçının zevkle yakaladığı nefis bir balıktır. Balıkçılık genelde kenardan kefal, isparoz, mırmır avı ile başlar.Bu avcılıklar balığın ilk aşısıdır.Daha sonra yavaş yavaş bu avcılık yetmemeye, daha iri balıklar aranmaya başlar. Karagöz, sargoz zaman zaman levrek avlanılsa da tatmin ediliciği kısa sürer ve denize açılarak avlanma özlemi başlar. Denize açılmaya başladığımız zaman karşımıza önce izmarit, gupez, kırma mercan çıkar. Ama aklımız hep mercandadır.Tamam da mercanın yerini nasıl buluruz? Usta balıkçılarda bu gibi yerleri soruşturmak ve gözlemlemekle kolayca öğrenebilirsiniz.Ancak balıkçılar arasında bilinen bölgeleri göstermemek gibi tatlı bir kıskançlık vardır. Bunun için bizim bu konuda bilgi sahibi olmamız en doğrusudur.

Mercan genellikle taşlık, kayalık bölgelerde ve civarında yaşar. Bu yerleri denize dik olan kıyı hizaları, ada etrafı gibi yerlerde arayabiliriz. Avlanmak için durduğumuz zaman kurşunu dibe vurdurarak kumluk mu, taşlık mı olduğunu anlayabiliz.

Mercanın en iyi yemi taze sardalyadır. Taza hamsi, sülünes, mamun, teke, kurt, karides, dilimlenmiş kalamar, sübye ve kolyoz, istavrit gibi balıkların fletoları yem olarak kullanılır. Mercan olta takımı suyun akıntısına ve derinliğine göre düzenlenir.

Mırmır- Lidaki- İsparoz- Sarpa Avcılığı: Bu balıklar aynı sularda yaşarlar ve genellikle bir arada bulunabilirler. Sahile yakın dibi kumluk otluk ve döküntü taşlık alanlarda yaşarlar. Ağız yapıları küçük olduğu için ince misinalar ve küçük iğneler kullanılır. Yemi dipten alırlar. Bunun için takım dibe yatırılarak kullanılır.

Sardalya, hamsi, kurt, teke, midye, sülünes, kesilmiş karides yem olarak kullanılır. Sığ sularda veya kıyıda avlanıldığı için görüntü vememeye ve ses yapmamaya dikkat edilmesi gerekir.

Kırma Mercan (Mandagöz) – İzmarit – Kupez Avcılığı: Mercanın aksine dibi kumsal, çamur ve otluk alanlarda yaşarlar. Bu balıkların ağız yapıları küçük olup yemi küçük darbelerle yedikleri için iğneye yem takılırken yemin iğneden taşmasına dikkat etmek gerekir.Avlanılmaya başlanıldığında balık artıklar ile bölge yemlenilirse avımız daha bereketli daha uzun süreli olacaktır. Yem olarak sardalya, teke, sülünes, mamun kullanılır. Ancak bilhassa izmarit, kupes ve mandagöz avında bazen balığın yeme sarması o kadar hızlı olur ki yem yetiştirilemez hale gelir.Bu arada iğneye kolay çıkmayan ince sülük şeklinde kesilmiş sübye, kalamar veya kolları takılırsa balık yakalama şansının daha da arttığı görülecektir. Balıklar yeme gelmekte nazlandığı zaman kurşun yere değdikten sonra beden bir kaç kulaç salınır, sonra hafif hafif çekilip salınarak balığın yemi kıskanması sağlanır.